1. Bilgisayar Etiği Alanına Giriş ve Kavramlar

7 Mart 2022, Dr. Merve Ayyüce KIZRAK anlatımı ve yazımıyla
Bilgisayar etiği, bilgisayar teknolojisi de büyüyüp geliştikçe hızla büyüyen ve değişen yeni gibi görünen ama çok yeni sayılmayacak bir etik dalıdır.
"Bilgisayar etiği" terimi hem geniş hem de dar yorumlara açıktır.
Bir yandan, örneğin, bilgisayar etiği, profesyonel filozofların faydacılık, Kantianizm veya erdem etiği gibi geleneksel etik teorileri bilgisayar teknolojisinin kullanımına ilişkin konulara uygulama çabaları olarak çok dar bir şekilde anlaşılabilir.
Öte yandan, bilgisayar etiğini, profesyonel uygulama standartlarını, davranış kurallarını, bilgisayar hukukunun yönlerini, kamu politikasını, kurumsal etiği ve bilgisayar psikolojisi - hatta sosyolojideki belirli konuları bile içerecek şekilde çok geniş bir şekilde yorumlamak mümkündür.
Dünyanın sanayileşmiş ülkelerinde, "bilgi devrimi" hayatın birçok yönünü - bankacılık ve ticaret, çalışma ve istihdam, tıbbi bakım, ulusal savunma, ulaşım ve eğlence alanlarında - önemli ölçüde değiştirdi. Sonuç olarak, bilgi teknolojisi toplum yaşamını, aile yaşamını, insan ilişkilerini, eğitimi, özgürlüğü, demokrasiyi vb (hem iyi hem de kötü şekilde) etkilemeye başlamıştır. En geniş anlamıyla bilgisayar etiği, bilgi teknolojisinin bu tür sosyal ve etik etkilerini inceleyen ve analiz eden uygulamalı etiğin bir dalı olarak anlaşılabilir.
Son yıllarda, bilgisayar etiği bilgi teknolojileri kavramı altında çok geniş bir alana yayılsa da siber güvenlik, yapay zekâ, robotik, nesnelerin interneti gibi hayatımızı hali hazırda değiştiren ve değiştirmeye devam eden veriye aç teknolojilerin çevresinde öbeklenmektedir. Veri etiği de yine bu konu altında ele alınması gereken önemli bir başka başlık halini almaktadır. Tüm bu teknolojilerin hayatımızda karşılık bulmasıyla birlikte onlarla yaşamak ve iş birliği halinde olmak temeline dayanan pek çok tartışma da çıkmaktadır. Bu konuları uzmanlar, üniversite dersleri (tıpkı bu derste olduğu gibi), konferanslar, çalıştaylar, profesyonel organizasyonlar, müfredat materyallerin, kitaplar, makaleler, dergiler ve araştırma merkezleri yoluyla gündeme taşımaktadır. Dünya çapında yüksek hızlı bağlantılı çağda, bilgisayar etiğinin hızla "küresel bilgi etiğine" dönüştüğünü görüyoruz.
Bu ders kapsamında pek çok konuyu yalnızca yapay zekâ uzmanı olarak ben ele almayacağım. Dersi farklı sektörlerde görev alan ve alanında uzman mühendis, filozof, politika bilimci, hukukçu, avukat, veri bilimci, uluslararası ilişkiler uzmanı gibi pek çok misafir ile zenginleştirmeyi hedefliyorum. Her hafta bu notlar dizisini güncelleyerek nihayetinde dersi kalıcı bir çevrim içi külliyata dönüştürerek daha fazla kişinin yeni nesil teknolojilerin etkisini her seviyede (kişisel, çevre, organizasyonel ve toplum) etik bir perspektiften değerlendirmek için bir zemine sahip olmasını sağlamak istiyorum. Bunun yanında dersin dili İngilizce olmasına rağmen içeriğin Türkçe çevirisini de eş zamanlı olarak hazırlayarak ana dilimizde de bir kaynak oluşturmak niyetindeyim.
Bilgisayarlar, girdiler, çıktılar ve mantıksal işlemleri birbirine bağlama açısından karakterize edilebilen herhangi bir faaliyeti yapmak için şekillendirilebildikleri ve kalıplanabildikleri için mantıksal olarak yumuşaktırlar (malleable)... Mantık her yerde geçerli olduğundan, bilgisayar teknolojisinin potansiyel uygulamaları sınırsız görünür. Bilgisayar, evrensel bir araca sahip olduğumuz en yakın şeydir. Gerçekten de, bilgisayarların sınırları büyük ölçüde kendi yaratıcılığımızın sınırlarıdır.
Moor'a göre bilgisayar devrimi iki aşamada gerçekleşiyor.
  • İlk aşama, bilgisayar teknolojisinin geliştirildiği ve rafine edildiği "teknolojik giriş" aşamasıydı. Bu, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonraki ilk kırk yılda Amerika'da zaten gerçekleşti.
  • Sanayileşmiş dünyanın henüz yeni girdiği ikinci aşama, teknolojinin günlük insan etkinliklerine ve sosyal kurumlara entegre olduğu, "para", "eğitim", "iş" ve "adil seçimler" gibi temel kavramların anlamını değiştirdiği "teknolojik nüfuz/sızma" aşamasıdır.
Moor'un bilgisayar etiği alanını tanımlama şekli çok güçlü ve düşündürücüdür. Çok çeşitli felsefi teoriler ve metodolojilerle uyumlu olacak kadar geniştir ve teknolojik devrimlerin nasıl ilerlediğine dair algısal bir anlayışa dayanır. Şu anda, alanın mevcut en iyi tanımı olarak kabul görmektedir.
Yine de, bilgisayar etiğini anlamanın aynı zamanda çok yararlı olan ve çok çeşitli teoriler ve yaklaşımlarla uyumlu olan başka bir yolu daha vardır. Bu "diğer yol (the other way)", Wiener'in 1950'de The Human Use of Human Beings adlı kitabında benimsediği yaklaşımdı ve Moor da "Bilgisayar Etiği Nedir?" de kısaca tartıştı.
Bu alternatif açıklamaya göre bilgisayar etiği, bilgi teknolojisinin sağlık, zenginlik, fırsat, özgürlük, demokrasi, bilgi, mahremiyet, güvenlik, kendini gerçekleştirme vb. gibi insani değerler üzerindeki etkilerini tanımlar ve analiz eder. Bu çok geniş bilgisayar etiği görüşü, uygulamalı etiği, bilgisayar sosyolojisini, teknoloji değerlendirmesini, bilgisayar hukukunu ve ilgili alanları kapsar; bu ve diğer ilgili disiplinlerden kavramları, teorileri ve metodolojileri kullanır.
1990'larda Donald Gotterbarn, bilgisayar etiği alanını tanımlamaya yönelik farklı bir yaklaşımın güçlü bir savunucusu oldu. Gotterbarn'ın görüşüne göre, bilgisayar etiği, öncelikle uygulama standartları ve bilgisayar profesyonellerinin davranış kuralları ile ilgilenen profesyonel etiğin bir dalı olarak görülmelidir:
Profesyonel etik alanına -bilgisayar profesyonellerinin profesyonel rollerinde günlük etkinliklerine rehberlik eden değerlere- çok az önem verilmektedir. Bilgisayar uzmanı derken, bilgisayar yapıtlarının tasarımı ve geliştirilmesinde yer alan herkesi kastediyorum... Bu yapıların geliştirilmesi sırasında alınan etik kararların, daha geniş bilgisayar etiği kavramı altında tartışılan birçok konu ile doğrudan ilişkisi vardır.
Bilgisayar etiğinin bu profesyonel etik tanımını göz önünde bulundurarak, Gotterbarn, ACM Etik ve Mesleki Davranış Kurallarının (ACM Code of Ethics and Professional Conduct) üçüncü versiyonunun birlikte yazılması ve yazılım mühendisleri için lisanslama standartları oluşturmaya çalışmak gibi bir dizi ilgili faaliyete dahil olmuştur.
Son yirmi yılda Bilgisayar etiği konusunun hiç olmadığı kadar gündeme gelmesi göz önüne alındığında, alanın çok önemli bir geleceği olduğu görülüyor. Bununla birlikte, iki önemli düşünür, Krystyna Gorniak-Kocikowska ve Deborah Johnson, son zamanlarda bilgisayar etiğinin ayrı bir etik dalı olarak ortadan kalkacağını savundular. 1996'da Gorniak-Kocikowska, şu anda uygulamalı etiğin bir dalı olarak kabul edilen bilgisayar etiğinin sonunda çok daha fazlasına dönüşeceğini öngördü. Onun hipotezine göre, dünyanın farklı yerlerindeki kültürlerin etik sistemleri gibi "yerel" etik teorilerin yerini eninde sonunda günümüzün bilgisayar etiğinden gelişen küresel bir etik alacaktır.
O halde "bilgisayar" etiği, bilgi çağının "sıradan" etiği haline gelecektir.
"Bilgisayar etiği" dediğimiz şeyin küresel olarak önemli olduğu ve günlük yaşamın hayati bir yönü olduğu, ancak "bilgisayar etiği" adının artık kullanılmayabileceği bir geleceğe bakıyorlardı.
Bugün yapay zekâ etiği, veri etiği diyoruz ancak zamanla bununda normalleşeceği ve hayatmızın tamamı teknolojinin bir parçası haline geldikçe genel ve küresel etiğe yakınsayacağımız aşikardır.

Kaynaklar:

  1. 1.
    Computer Ethics: Basic Concepts and Historical Overview - Stanford University, Encyclopedia of Philosophy